14.09.2010 - 10:42
Okunma (417)
Yorum (0)
Paylaş

Yazar hakkında :

DEMOKRASİ OYU'NU

Kimilerine göre 12 Eylül tarihle yüzleşmek ve hesaplaşmak, demokrasiye ve özgürlüklere kapı aralamaktı. Kimilerine göre de karanlık bir dönemin başlangıcıydı. 


Aydınlık ve karanlık. İki zıtlık referandum kampanyalarında kendisini göstermiş Evet ve Hayır çephesi oluşturulmuştu. Toplumsal kutuplaşmaya artmış, gerilim tırmandırılmıştı. Kafalar karışmış, zihinler bulanmıştı. Bir birini dışlayan ötekileştiren iki anlayış ortaya çıkmıştı. 


12 Eylül’de millet iradesi tecelli etti ve sandıktan Evet çıktı. Hayır’sız! sonuç ülkeye hayır getirecek mi? Şimdi ne olacak?


Sandıktan 2007 genel seçimlerine benzer bir tablo çıktı. Kıyı şeridi ve Trakya ile birlikte birkaç il Hayır diğer tüm yerler ise Evet dedi. Blok halinde kabul ve blok halinde red dikkat çekici oldu. İç Anadolu’da ise birbirine daha yakın sonuçlar çıktı. iktidar ve muhalefet toptan kabul ve toptan red’i detaylıca araştırmalı ve buna göre de çalışma yapmalıdır. Bu kaçınılmazdır. Her iki sonuç için de neyin korkusu yaşandığı tespit edilmelidir.


Seçim sonuçlarından herkes memnun görünüyor. En azından ilk tespitler değerlendirmeler bu yönde. Herkes başarılı ise başarısız olan kim. Sonuçların açıklanması ile birlikte MHP referandumun kaybedeni olarak ilan edildi. CHP’nin kıyıda ki oylarını muhaza ettiği MHP’nin ise başta Osmaniye olmak üzere İç Anadolu’da oylarını koruyamadığı bunun için de sonucun bu şekilde ortaya çıktığı konuşuluyor.


Hayır isteyenler de hisse savaşı başladı. Hayır’da ne kadarı benim kavgası yapılarak. Aslan payı CHP’ye veriliyor. MHP referandum öncesi kurulan tuzağa düşmüş gibi görünüyor. Taban ile tavan bir düşünmüyor söylemleri ve eski ülkücülerin Evet tercihi bu sonu o günden hazırlamıştı aslında. Bahçeli bir OY’un var diyor ve seçmeni oyunu bozmaya çağırıyordu. Görünen o ki Bahçeli OY’una geldi. Demokrasi OYU’nu galip oldu. MHP sistemli bir OY’unla karşı karşıya. MHP, bir oyun var farkına var.


Bahçeli referandum akşamı bir hamle yaparak erken seçim çağrısı yaptı. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış değerlendirmesi yapılsa da bu MHP’nin OYUNu bozma çabasıydı. Çıkan sonuca rağmen bu çağrıyı yapmak önemli olsa gerek. MHP’nin kaleler düştü yaklaşımına verilen refleks düşündürücü ve talihsizceydi. Olayı sadece milletvekili sayısına indirgemek ve ilişkilendirmek oraları kale olarak görmemek sonucun olumsuz etkilerini kırma çabası da olsa sancılı ve sıkıntılı bir dönemin başlangıcıdır.


Sonuçlar üzerinden Bahçeli’ye vefasızlık yapıldı, sahip çıkılmadı yaklaşımlarına asla girilmemelidir. Osmaniye yanlış yapmıştır gibi söylemler MHP’ye zarar verir. Halkın iradesine saygı duyulacağını herkes bilmelidir. Osmaniye’de Türkiye genelinin üstünde Hayır ve Türkiye genelinin altında Evet çıkmıştır. Sonuç Osmaniyeli’nin Bahçeli’yi sevdiğinin ve bir uyarısının göstergesidir. Uyarı doğru okunmalı ve millet suçlanmamalıdır.


Başarıya sahiplenen çok olurda başarısızlık ortada kalır derler. Evet oyları tamamen bir partinin olmadığı gibi hayır oyları da bir partinin değildir. Başarısızlığın Belediye Başkanlarına fatura edilmesi de asla doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü bu bir halk oylamasıdır. Ne genel nede yerel seçimdir.


Referandum sonuçlarından herkes payına düşeni almalı ve genel seçimlere de buna göre hazırlanmalıdır. Ak Parti sonuçları tek başına sahiplenmemeli, toplumsal uzlaşmanın yolunu açmalı ve toplumu kucaklamalıdır. Bugünden toplumun tüm kesimlerinin talepleri dikkate alınarak yeni anayasa için birlikte adımların atılmasının önü açılmalıdır. Bu adımlar Ak Parti’nin en büyük sınavı olacaktır.  


Selam, saygı ve muhabbetle…

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı